Ana içeriğe atla

Ana Sayfa

 

Her şey ilk okuduğum kitapla başladı…

İlkokul üçüncü sınıftaydım. Kasabamızda bir halk kütüphanesi vardı. O gün, bu halk kütüphanesine neden ve nasıl gittiğimi hiç hatırlamıyorum. Şuan anılarımın arasına baktığımda kendimi o küçük ve şirin kütüphanenin rafları arasında görüyorum. Halk kütüphanesine gidenler ve üye olanlar bilir. Üyelik kartı sistemiyle birlikte istediğiniz kitabı okumak için ödünç alabilirsiniz. İşte ben de tam öyle yaptım.

…Somon renkli bir üyelik kartını elimde tutuyorum. Üzerinde kütüphanemizin yirmi numaralı üyesisiniz yazıyor. Yüzümde kocaman bir gülümseme ile elimde kartım, rafların arasında dolaşıyor ve kitaplara bakıyorum. Nihayet kendime bir kitap seçtim…

Her şey ilk okuduğum o kitapla başladı. Okuma serüvenim bu kitapla başladı. Okuma sevgim bu kitapla başladı. Kitaplara olan hayranlığım bu kitapla başladı. O gün bugündür, kitaplar elimi bırakmıyor. İyi ki de bırakmıyorlar. Peki, hangi kitap bu?

İnanın ben de hatırlamıyorum. İsmini hatırlamıyorum, yazarını hatırlamıyorum, kitabın kapağını hatırlamıyorum… Sadece içindeki o muhteşem tasvirleri hatırlıyorum sadece! Hala dün gibi gözümün önünde, o kadar gerçekti ki; hani elini uzattığında dokunacak gibi derler ya işte öyle.

ʺHikâye Bolu’nun bir dağ köyünde geçiyordu. Engelli bir çocuğun iyileşmesi için doktor bu köye gönderiyordu. Orada yaşananlar ve çocuğun iyileşme süreci anlatılıyordu. Bolu ormanları, havası, yeşilliği öyle sahici anlatılmıştı, tasvir edilmişti.ʺ Bugün bile hiç Bolu ormanlarına gitmeme rağmen tıpkı kitapta okuduğum gibi olduğunu hayal ederim hep. Çam ağaçlarının kokusunu duyarım. Oksijeni içime çekerim. Kitabın yazarı nasıl tasvir ettiyse 7G sinema gibi. O zamandan bu zamana bu kitabı çok aradım ama hangi kitap olduğunu bulamadım. Hatta bir fuarda Gülten Dayıoğlu ile tanışıp kendisine böyle bir kitabı olup olmadığını veya böyle bir kitabı bilip bilmediğini bile sormuştum. Çocuk kitaplarına olan bağlılığımın nedeni, beni okumaya bağlayan bu kitabı arama tutkumdur, kim bilir?

Okumak böyle bir şey; sihirli, duygulu, heyecanlı, samimi, cana yakın, mutluluk veren, arkadaş canlısı ne kadar iyi duygu varsa ondan işte. Kitaplar böyle bir şey; içinde mucizeler saklayan, dünyayı barındıran harika şeyler. Sanki somutluktan arınmış sadece duygunun ve zihnin özünü barındıran gerçeklik gibiler.

Ben hala çocuk kitabı alıyorum. Hala çocuk kitapları da okuyorum. Onlarla çocukların dünyasından uzaklaşmamış oluyorum. Öğretmen olmamın etkisi var mı bilemiyorum. Yüzümde kocaman gülümsemeyle hala okuyorum onları. Bana göre branşı ne olursa olsun her öğretmen çocuk kitabı okumalı. Böylece öğretmenlerin öğrencileri ile iletişimi artacaktır. Öğrencileri ile konuşacakları, ortaklık kuracakları ve paylaşacakları konular artacaktır.

Birçok öğretmen arkadaşıma, ebeveynlere, öğrencilere kitaplar öneriyorum. Kitap tanıtım toplantılarına katılıyor ve uzun uzun bir şeyler paylaşıyoruz kitaplarla ilgili. Kitap tecrübemi, okuma tecrübemi bu sayfa ile birlikte herkesle paylaşmak istiyorum. Umarım okumaya farklı bakış açısı, kitaplara ulaşan farklı yollar açabilirim. Kendi kitap seçim yöntemlerimi sizlere ulaştırabilir. Yeni çıkacağım bu serüvende bana yardımcı olan ve olacak olan yayınevlerine, kıymetli yazarlara şimdiden çok teşekkür ederim. Macera dolu, Nasrettin Hoca fıkrası tadında kitap okuma serüveni oluşturabilmek dileğiyle…

Kitaplar kılavuzunuz olsun!..

27 Ocak 2021 anısına…

Sabiha Ebcim

Yorumlar

  1. Tebrikler Sabiha Hanım. İnanıyorum ki siz şahane çocuk kitapları yazabilecek bir potansiyele sahipsiniz.
    Bora

    YanıtlaSil
  2. Bu seruveninizi merakla bekliyor, başarılar diliyorum. Semih Öğretmen ;)

    YanıtlaSil
  3. Oldukça faydalı bir eğitim ile 7ŞEHİR AYAK İZLERİ ve RENKLER adlı etwinning Projemizde doğru işler yaptığımızı görmek beni çok mutlu etti.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Emek verilen, çocuğu merkeze alan her çalışma meyvesini verecektir. Teşekkürler,başarılar

      Sil
  4. Hendeimde hikayem sizinkiyle aynı bende ilk kütüphaneye gittiğimde kütüphane de çocuklar bölümünden aldığım bir çalgıcının seyahati ile başladığım kitaplara ilgim arttı. Kitap en iyi dostur dendiğinde çocukken anlamadım ama gerçekten kitap en iyi arkadaşmış.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

  Montaigne Denemeler Kitabından  Not Defterinde Kalanlar “Çocukluk” "... Çocuğun gidişine inmek ve ona kılavuzluk yapmak, yüksek ve güçlü bir ruh ister. Öğretmen öğrenciye yalnızca derste geçen sözcüklerin hesabını sormamalı, ayrıca anlamını ve özünü de sormalıdır; öğrenci yargısını kendi belleğinin kanıtı değil, kendi yaşamında nasıl yararlanacağı düşüncesine göre vermelidir. Yenilen bir yemeği olduğu gibi çıkarmak, sindirim güçlüğünün ve özümlemenin başarısızlığının kanıtıdır. Öğretmen her şeyi süzgeçten geçirerek öğrenciye aktarmalı, yalnızca kendi yetkisi ve güvenine dayanarak öğrencinin zihnine bir şey yerleştirmemelidir. Yalnızca aptallar kendi görüşlerine bağlı kalarak karar alır. “Öğrenmek kadar kuşkulanmak da hoşuma gidiyor.” Ruha düşen daha çok zevkleri koruyup geliştirmek, onları katılıp karıştırmaktır; yönetim görevi ondadır çünkü. Ruhun yapacağı bir şey de bence, kendine özgü zevkleri bedene tadabileceği kadar tattırıp benimsetmek, bu zevklerin ona tatlı ge...
  Montaigne Denemeler Kitabından Not Defterinde Kalanlar “Yaşam” "... Senin konuşma figürlerin çok yoğun. Herkes beni kitabımla tanıyor, kitabım benim içimde. Herkes kitabımda beni, bende kitabımı görsün. Güzel ruhlar bir dili kullandığı zaman, ona değer katıyor. Yeni bir sözcüğü ele geçirmek için, çoğu zaman daha güçlü, daha canlı ve kullanılan bir sözcüğü terk ediyorlar. Düşünürler ve sanatçılar sözleri ve yazılarıyla dile değer katarlar. Dile yenilikler getirmekten çok onu bükmek, imkanlarını çoğaltmak, gücünü artırmak biçiminde yaparlar. Yeni kelimeler getirmekle değil, kelimeleri zenginleştirerek anlamlarını ve kullanımlarını genişletir, derinleştirir, onlara bilinmedik tatlar katarlar. Bunu ustaca yaparlar. Bu herkesin harcı değildir. Bilimler de her şeyi biraz fazla inceltiyorlar. Herkesin bilebildiğini tabii yoldan çıkarıp bambaşka yapmacıklı bir kılığa sokuyorlar. Ben olsam onlar gibi tabiatı sanatsallaştıracak yerde sanatı tabiileştirdim. Felsefeyi içeren ruh, bede...
  Kitap Kılavuzu: Okuma Dünyasını Keşfetmek İçin Rehberiniz Okuma alışkanlığının geliştirilmesi, genellikle bireylerin çeşitli metinleri geniş çapta okumaya ve eleştirel bir şekilde analiz etmeye teşvik edildiği ortamlarda başlar. Güçlü bir okuma alışkanlığı, bireylerde okuma sevgisini geliştirebilir. Bir kişi düzenli olarak kişisel zevk, bilgi veya eğitim amacıyla kitaplar, makaleler, gazeteler veya herhangi bir metni okuyorsa, okuma alışkanlığı kazanmaya başlamış demektir. Okuma alışkanlığının geliştirilmesinin birçok avantajı vardır, bu da dil becerilerini geliştirmek, bilgiyi genişletmek, eleştirel düşünmeyi artırmak ve stresi azaltmak gibi faydaları içerir. Bir kişi okumayı günlük veya haftalık yaşamının bir parçası haline getirdiyse ve yazılı metinlere rutin ve düzenli olarak ilgi gösteriyorsa, kalıcı bir okuma alışkanlığı geliştirmiştir. Artık okuma konusunda tutarlı davranmaktadır ve okuma alışkanlığı kazanmak, yaşam boyu sürekli öğrenme ve kişisel gelişimi sürdürme yeten...